45'LİK / 45's

45'LİK // 45's 


'Number, Sight, Illusion, Sound, Remedy.' Contemporary dance artist, choreographer Tuğçe Tuna combines the stories with the revelations of kinesthetic memory and numerology in her piece where she pursues the embodying the illusions based on the uniqueness of the body. The audience will meet with this story in one of the unique places of Sultanahmet, Abud Efendi Mansion, accompanied by dance artists and figures with different experiences.
Ödüllü koreograf, çağdaş dans sanatçısı ve akademisyen Tuğçe Tuna tarafından yapılan ve İKSV 22. İstanbul Tiyatro Festivali'nde kapsamında, yoğun ilgi ve beğeni gören 45'LİK eseri seyircisiyle buluşmaya devam ediyor. 
Yücel Kültür Vakfı'na ait olan Abud Efendi Konağı'nda üretilen ve sergilenen ilk çağdaş dans eseri olma özelliğinin yanı sıra, mekan kullanımı, seyirci yerleştirilmesi açısından da son derece yenilikçi bir eser 45’LİK.
2004'den bu yana yere özel eserlerini, farklı mekanlarda, farklı seyirci yerleştirmeleri gerçekleştiren ve sanatsal tavrını sürdüren sanatçı Tuğçe Tuna, 45'LİK eserinde bedenin biricikliğinden yola çıktığını ve sanrıları bedenleştirme peşine düştüğünü, kinestetik anı belleği aracılığıyla koreografinin katmanlarını oluşturduğunu, birbirinden özel ve öznel 11 kadın dans sanatçısıyla süreci paylaşmanın, yan yana gelebilmenin büyük bir ayrıcalık olduğunu belirtiyor. 
Sanatçı '45 sayısı numeroloji bağlamında kuşkulu sayılardan biri ve kozmik dayanışmayı ifade ediyor, pragmatikliği ve insanların hayatını iyileştirmeyi simgeliyor. Kendi döngüsünü oluşturuyor. Öte yandan tıpkı 'beden' gibi, her tarafına kayıt yapabildiğimiz, ses depolama birimidir 45’lik.' diyor.
45'LİK eserinin koreografisinin yanı sıra metin, videografi ve mekan tasarımını gerçekleştiren Tuğçe Tuna' ya, ses tasarımında Vahit Tuna ve ışık tasarımının da da Utku Kara eşlik ediyor. Eserde yer alan dans sanatçıları ise; Pınar Akyüz, Olcay Karahan, Ezgi Yaren Karademir, Aybike İpekçi, Canan Yücel Pekiçten, Hilal Sibel Pekel, Leyla Postalcıoğlu, Gizem Seçkin, Filiz Sızanlı, Tuğçe Tuna, Bahar Vidinlioğlu. Anı Odası'nda ise farklı medyalar aracılığı ile; Zeynep Arkök, Aslı Bülbül, Duygu Güngör, Lal Tuna, Leman Yılmaz, Zeynep Günsur Yüceil seyirciyi karşılıyor. 45'LİK Yücel Kültür Vakfı mekan desteği ile gerçekleştirilmektedir.

45’LİK
'Hikayelerin ses olduğu, yansımaların farklı alanlarda oluştuğu, ama özün hep beden olduğu 45'lik. Ağaçlara yaslanmak istiyorum. Ağlamaktan sararmış eski yastıkları hatırlamayı. Derim gibi içinden ağaç çıkan duvarlara dokunmayı. 
Sessizlik olsun istiyorum, uyanmadan önceki anın sessizliğini. 
Hareket; bireysel ve derin ve biricik ve samimi ve açık ve gerçek olsun. 
Genleşmek sihri yanında taşıyacak bunu biliyorum. 
Ön yüzümde ne biriktirdiysem hafiflesin istiyorum.' Tuğçe Tuna_İstanbul 2018

Prömiyer: 22. İstanbul Tiyatro Festivali

Fotoğraflar: Murat Dürüm, Ebru Anıt Ahunbay, Ali Güler, Aşkın Elibol  2018-2019

BEDEN DAMLALARI / BODY DROPS

BODY DROPS
https://vimeo.com/374538311




The body is matter, it is conductive; it conveys the life cycle.
The body will accumulate what is yours, your befores and afters.
The body remembers and transforms.
This cycle is a cosmic cycle.
The body has invisible losses.
The body evaporates as well. Each component that forms the body is found in stars, each body is a star.
T. Tuna, Istanbul, 2017
Tuğçe Tuna is at the Biennial with her new choreography, Body Drops...For the 15th Istanbul Biennial, she has created a new choreography entitled Body Drops (2017), performed
by nine dancers on a regular schedule throughout the exhibition. Body Drops focuses on kinesthetic empathy, accumulations of the body, invisible losses of the body and what the body
leaves behind in mind and space. The artist brings together neighbouring bodies under the dome of the hammam, creating a choreography inspired by the architectural characteristics of the space and the star signs of the performance artists.

*****BEDEN DAMLALARI
‘Beden özdektir, iletkendir; yaşam döngüsünü iletir.
Beden sana ait olanı, önce ve sonranı biriktirir.
Beden hatırlar ve dönüştürür. Bu döngü kozmik bir döngüdür.
Bedenin görünmeyen kayıpları vardır.
Beden de buharlaşır.                                                                                                     
Bedeni oluşturan her bileşen yıldızlarda bulunur, basit değil mi? Her beden bir yıldızdır.’

‘Geçmiş zaman gökyüzünü, şimdi ki zamanda yere indirme fikri, belki çocukluğumun hakiki özgürlüğüne, mutluluğuna duyulan bir ihtiyaç, bir özlemdi. Bir yandan terliyoruz, nefesimiz mekanı dolduruyor. Hava, çabamızı-emeğimizi içinde beden moleküllerimizle alıp kubbeye yükseltiyor ve yere bırakıyor, damla damla yere düşüyoruz tekrar tekrar.
Gerçek anlamda da bedenlerimiz damlıyor.                                         
Görünmeyen kayıplarımız işte, onların yeri hep göz kapağının altında.’ Tuğçe Tuna, Haziran-İstanbul 2017

Konsept, Koreografi ve Yönetmen/Concept, Choreography, Director: Tuğçe Tuna
15.İstanbul Bienali // Küçük Mustafa Paşa Hamamı
Dans Sanatçıları/ Dance Artists: Ekin Ançel, Pınar Akyüz, Koray Çivril, Gülçin Erdiş,
Aybike İpekçi, Erdem Kaynarca, Melih Kıraç, Hilal Sibel Pekel, Sinan Özer, Tuğçe Tuna.
Ses Tasarımı/ Sound Design: Vahit Tuna
Işık Tasarımı/Light Design: Utku Kara, Tuğçe Tuna
Proje Teknik Asistanları/ Asistance: Yonca Hiç, Lale Madenoğlu                                     
Mekan/Adres: Küçük Mustafa Paşa Hamamı/Hammam, Balat-İstanbul
(SAHA - Çağdaş Sanatı Destekleme Girişimi’nin desteğiyle üretilmiştir.)
15. İKSV Uluslararası İstanbul Bienali 2017, İstanbul
Direktör/Director: Bige Örer                                                                                                             
Küratörler/Curators: Michael Elmgreen & Ingar Dragset
Gösteri Tarihleri/ Dates: 10-11-12-13-14-15 Eylül 2017: 19.00 // 16-17-23-30 Eylül 2017; 17.30-20.30//07-14-21-28 Ekim 2017: 17.30-20.30//04-11-12 Kasım 2017, 17.30-20.30
Koreograf, dans sanatçısı, dans ve hareket eğitmeni, akademisyen ve dans terapisti Tuğçe Tuna'nın İKSV 15.İstanbul Bienali kapsamında sunduğu, 'Beden Damlaları' eseri bedenin, zihinde ve alanda arda bıraktıklarına işaret ediyor.
Sanatçı birbirine komşu bedenleri hamamın birleştirici kubbesi altında bir araya getirerek, mekanın mimari özellikleri ve performans sanatçılarının doğum tarihindeki yıldız konumlamalarından esinlenerek, gösterinin koreografik akışını yönetmiştir. BEDEN DAMLALARI
(Özel gösterimler ile toplam 28 gösteri gerçekleştirilmiş, Bige Örer’in direktörlüğü, ve Elmgreen & Dragset’in davetiyle Beden Damlaları eseri de sahne sanatları alanında, İstanbul Bienali’ne dahil olan ilk çağdaş dans eseri oldu.)

























http://15b.iksv.org/haberler/20
http://bantmag.com/4-soruda-15-istanbul-bienali-tugce-tuna/
http://www.mimesis-dergi.org/2017/10/tugce-tunadan-guncel-sanata-bir-damla-dans/
https://www.unlimitedrag.com/single-post/Hamama-giren-terler

İZ Takibi / Pursuit Of Trace

İZ Takibi / Pursuit Of Trace
Yaşamında hiç kimse senin gibi iz bırakamaz, salyangoz... 
Hey snail, no one can leave a trace like you in your own life...


Pera Museum’s dance performance, Pursuit of Trace, is presented on both exhibition floors as part of Look At Me! Portraits and Other Fictions from the ”la Caixa” Contemporary Art Collection exhibition.
Conceptualized and choreographed by Tuğçe Tuna, Pursuit of Trace is a call to track the body and the symptoms it manifests, to be aware of the traces on the body, to talk to your body through the other body, to hear the body, to sense the movement behind the trace by erasing your own print. In Pursuit of Trace, Tuna develops a unique sequence in choreography that invites the audience to an exchange, which allows them to view themselves through the eyes of the other, and smilingly says, “Hey snail, no one can leave a trace like you in your own life”.
Concept and Choreography: Tuğçe Tuna

Dance Artists: Ekin Ançel, Pınar Akyüz, Aybike İpekçi, Yoseob Kim, Lale Madenoğlu, Hilal Sibel Pekel, Canan Yücel Pekiçten,
Sinan Özer, Tuğçe Ulugün Tuna, Ezgi Yaren Karademir.
4th.Floor Music: Ah Kosmos!


Konsept ve koreografisi Tuğçe Tuna'ya ait olan İZ TAKİBİ, müze de sergilenen ”la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’n dan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergisinde yer alan, Roni Horn, Gilian Wearing ve Christian Boltanski alanları seçilerek, üretilen bir eserdir.
İZ TAKİBİ bedeni ve bedenlerin açığa çıkardığı belirtileri takip etmeye, bedendeki izleri fark etmeye, öteki beden aracılığı ile bedenimizle konuşmaya, bedeni işitmeye, kendi izini silerek iz oluşturan hareketi duyumsamaya davet ediyor.
Farklı sıralamayla takip edilecek olan İZ TAKİBİ koreografisinde Tuna, tanıklarını başkasının gözünden kendini görme paylaşımına çağırıyor ve gülümseyerek “Yaşamında hiç kimse senin gibi iz bırakamaz, salyangoz” diyor.

Gösteri Programı 2018: 6 Şubat Salı 18:00, 19:30 // 13 Şubat Salı 18:00, 19:30 //
20 Şubat Salı 18:00, 19:30 // 27 Şubat Salı 18:00, 19:30 // 1 Mart Perşembe 18:30, 20:00

Konsept & Koreografi: Tuğçe Tuna
Dans Sanatçıları:
5. Kat: Pınar Akyüz, Lu Na Aybike İpekçi, Lale Madenoğlu, Hilal Sibel Pekel, Sinan Özer,
Ezgi Yaren Karademir.
4. Kat: Canan Yücel Pekiçten, Yoseob Kim /Müzik: Ah Kosmos!
4. Kat: Ekin Ançel, Tuğçe Ulugün Tuna
Fotoğraflar: Murat Dürüm, Vahit Tuna, Lal Tuna







https://www.facebook.com/events/360560917740780/
https://www.peramuseum.org/Activity-Detail/Pursuit-of-Trace-Tugce-Tuna-/732
Gösteri Pera Müzesi; Bana Bak! ”la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergi katlarında gerçekleştirilmiştir, süresi 50 dakika ve 12 yaş üstü için uygundur. 

Farklı Bedenlerle Dans / Dance With Different Bodies

‘FARKLI BEDENLERLE DANS’

‘Dance with Different Bodies’


'Genelde uç olduğumuz ve uçtuğumuz doğrudur.'



“Dance with Different Bodies” was established by the choreographer, dance therapist and academician Tuğçe Tuna in 2000 in Istanbul and started to perform on January 8, 2001. 
“Dance with Different Bodies” is the first ensemble of its kind in Turkey, whose movement research methods are shared in international organizations and whose performances attract immense attention. In the scope of this project, Tuğçe Tuna focuses on individuals with different physical features, and the diversity and transformation of the body's mental, sentimental and biodynamic structure. 
The piece focuses on the intellectual, emotional and plastic variations of the body with the dancer who has different bodies. It asks the questions of what is an obstacle and who has obstacles.The audience is confronted by issues of disability, differentness and discrimination.
Performers 2019: Sedat Akçam, Pınar Akyüz, Sezer Arıçay, Begüm Balcıoğlu, Gülçin Erdiş, Muhsin Öngel, Gasia Papazyan, Kerim Keküç, Aybike İpekçi, Sinan Özer, Tuğçe Tuna, Aynur Yıldırım.

*****

2000 yılında Tuğçe Tuna tarafından İstanbul’da kurulan Farklı Bedenlerle Dans 2019 da 19. yılını kutlamaktadır.


'…İlk buluştuğumuz da henüz kendi çocuklarımız yoktu. Yeni yüzyıla yeni girilmişti. Zamanla proje yer alan bazı sanatçılar, sanat kariyerlerinin başında Devlet Tiyatrosu Taksim‐Venüs Sahnesi'nde 8 Ocak 2001'de gösteriyi seyretmişlerdi.  
Yıllar geçti. 
Taksim’deki ‘Venüs Sahnesi’ bile yıkıldı ama, projemiz atölyelerimiz, gösterimlerimiz ve turnelerimizle derinleşerek ve güçlenerek yoluna yeni projelerle devam etmekte... 
Türkiye’nin alanında ilk ve sürekliliği olan, pozitif ayrımcılığa karşı, 
örnek alınan bir yaklaşım olmayı başarmış, sanatçısını yetiştiren sürekliliği olan bir projedir 'Farklı Bedenlerle Dans'

Tuğçe Tuna, 2000’den bu yana ‘Farklı Bedenlerle Dans’ projesini yürütmekte, çocuklar, yetişkinler, fizyoterapistler ve sanat terapistleri için özel tasarlanan düzenli atölyelerini ve sanatçılarıyla birlikte gösterimlerini gerçekleştirmektedir. ‘Farklı Bedenlerle Dans’ uluslararası platformlar da hareket araştırma metodları paylaşılan ve performansları ile ilgi gören bir sanat topluluğu olmuştur. Tuğçe Tuna; farklı fiziksel özellikleri olan kişilerle, bedenin düşünsel, duyusal ve plastik yapısındaki çeşitliliğe, dönüşüme yanı sıra engelin ne, neye, kime ait olduğuna odaklanıyor ve eserleri aracılığı ile bedene yeni bir algıyla yaklaşmayı ve alışılagelmiş estetik yargılardan uzaklaşmayı amaçlarken, bedeni birbirinden farklı fiziksel koşullarla yönlendirebilme yeteneğini ve ifade biçimlerini de araştırıyor.
Topluluk ‘Farklı Bedenlerle Dans’ gösterisi prömiyerini İDT. Taksim Venüs Sahnesi’nde 2001 yılında gerçekleştirmiştir.

‘Farklı Bedenlerle Dans’ ‘.....Sensin!’ ve ‘Erişiyorsam Varım!’ gösterileri ile; 
Zorlu PSM, İstanbul Modern Müzesi, Koç Üniversitesi, Alanya Kültür Merkezi, Enka Oditoryum, Salt Beyoğlu, Caddebostan Kültür Merkezi, Garajistanbul, Hacettepe Üniversitesi, ODTÜ, İş Sanat gibi sahne ve kurumlarda yer almıştır.

2018-2019 dans sanatçıları arasında; Sedat Akçam, Pınar Akyüz, Sezer Arıçay, Aybike İpekçi, Gülçin Erdiş, Muhsin Öngel, Gasia Papazyan, Kerim Keküç, Sinan Özer, Aynur Yıldırım, Tuğçe Tuna, müzik ve ses tasarımında Vahit Tuna, Fati Fehmiju, Marianne Faithfull, Ah Kosmos! yer alırken, grafik tasarımı ise Vahit Tuna tarafından yapılmıştır. 
Fotoğraflar: Murat Dürüm, Vahit Tuna, Tuğçe Tuna, Meliha Aşkın

https://www.facebook.com/Farkl%C4%B1-Bedenlerle-Dans-804151106322872/






















--. --. GÖVDE GÖSTERİSİ

‐‐. ‐‐. GÖVDE GÖSTERİSİ 'GG' 
… ‐‐‐ … SHOW OF STRENGTH 'SOS'

Yer: St. Pulcherie Fransız Lisesi-Beyoğlu
2014-2015-2016-2017-2018-2019
Premier: 19. İKSV İstanbul Tiyatro Festivali 14/15 Mayıs 2014

'Acemice baharın içinden düşüyoruz zamansızlığa.
Evet, Gövde Gösterisi yapıyoruz!
Ne hüzünlerle, heyecanlara ve 'şey' lere rağmen yaptık Gövde Gösterisi'ni yaşantımız boyunca...
Yağmur, rüzgar, şimşek hatta fırtına müzik olur bedenime, tıpkı kayan yıldızda olduğu gibi sonsuzlukta.'
Tuğçe Tuna 2013 İstanbul.


Konsept, Koreografi, Mekan Tasarım ve Metin: Tuğçe Tuna
Performans Sanatçıları: Erdinç Anaz, Özgün Akaçça, Begüm Balcıoğlu, Ezgi Dabak, Taner Güngör, Erdem Kaynarca, Ahu Kınoğlu, Ezgi Künktakan, Sema Semih, Yağmur Peşkircioğlu Anaz, Tuğçe Tuna.

Müzik: Ah! Kosmos ve Vahit Tuna
Proje Asistanı: Ezgi Çanaklı
Teknik Ekip: Pınar Akyüz, Demet Aksular
Grafik Tasarım: Vahit Tuna
Fotoğraf: Murat Dürüm, Osman Nuri İyem
Video&Arşiv: Osman Nuri İyem

*** Alexandre Abellan, Arzu Bigat, Zeynep Kasapoğlu, Ceyda Arık, Zeynep Peker, Lal Tuna ve düşüncelerimi bedenleştiren Gövde Gösterisi sanatçılarına teşekkür ederim.



‐‐. ‐‐. GÖVDE GÖSTERİSİ 'GG'
'Sakin ve derin ihtiyacından yola çıkarak, açık alanda gizleneni, baktığımda görünmeyeni, alenen gösterilmeyeni, rahatlıkla dillendirilmeyeni, olan’da olmayanı arıyorum. T.Tuna'





https://www.facebook.com/govdegosterisi/


'GÖVDEM, BENİM SIĞINAĞIM' //
Belfu Gülra Kaba ile söyleşi...

'İçinde değiştiğim, dönüştüğüm, dallarım ile köküm arasında geçmişimi yansıtan, geleceğimle yüzleşen, yalanlarımı taşıyan, olanda olmayanımı aradığım, güç dengeleriyle oynadığım alanım… Her şeyin geçerli olabileceği yerim. T.Tuna'

Bir şeyin asıl bölümü demek olan gövde, herkes için güvenli olduğu kadar, kapsayıcı veya tehlikeli bir yapıda oluşturabiliyor. Gövdesinden yola çıkarak hüküm verdiğimiz ne çok canlı, yapı ve kavram var.

'Çekirdeğine, gövdene dönüp inandığın şey için ayakta durduğun anda, seni kaplayan, başkalaştıran sistemleri sorgulamaya kendini fark etmeye ve gerekirse gerisini karşına almaya başlıyorsun... Çünkü, sistemin sana verdiği rolü oynamıyorsun. Ben bunu yapacağım, diyorsun. Bunu ona karşı olduğun için değil, yapmak istediğin bu olduğu için yapıyorsun. Biricik alanımızdan çıktığımızda yeniden herhangi biriyiz. Dışarıdan göründüğü gibi olmayan, eğitilirken öğrenmediği şeylerle hayatta kalmaya çalışan, o alana muhtaç herhangi biri.'' diyor Tuğçe Tuna.
Bütün bu düşüncelere insanı sürükleyen bir yolculuk, --.--. Gövde Gösterisi. Konseptinde görünende görünmeyeni, olanda olmayanı bulmaya çalışan bir yapısı var. Mekânın içinde mekânda olmayanı arayan ve aratan. Elli dokuz dakikanın sonunda bu yolculuğu yaşamış bütün gövdelerin bu deneyimle ilgili ayrı bir hafızası olmasını umut ediyor, buna mekân da dahil. Sanatçı ezberi bozmak istiyor.
Bu süreç sizin için seyirci olarak gidip oturduğunuz andan itibaren başlıyor. Sorgulama eylemini sürekli aktif tutarak bir şekilde bütün performansın bir parçası olmanızı sağlıyor. Bunu da yormadan, akıcı bir şekilde başarıyor. Kostümler, ses, müzik, mekân ve tabii ki performans sanatçıları bütün kurgunun vazgeçilmez, yerli yerine oturmuş, üzerinde titizlikle çalışılmış bulmaca parçaları. Projede on performans sanatçısı yer alıyor. Koreograf, “fikirlerimi paylaşabileceğim, vücutlarını aracı yapabileceğim bedenler ile yan yana durmaya özen gösterdiğini belirtiyor. Benim için en büyük değer de bağımsız ve istedikleri için buradalar”.
Gövdenin içine dönüp biraz sakinleşmek ve derinleşmek. Mekânı sindirip oraya özel kurgulanmış bir oyun alanına girmek. Dahil olmak tercih meselesi ama bir kere dahil olduktan sonra bazı şeylerin eskisi gibi kalması zor.



… ‐‐‐ … SHOW OF STRENGTH 'SOS'

'...My body I change and transform within, representing my past between my branches and my root, confronting my future, carrying my lies. My place for fading away separately and singly. My body that sleep on, a followee of its shadow, that makes me to stand on my foot and to survive, scabbing, thickening, hydrating the sunburn inside. My own space where everything is possible. My piece that I look at, that I touch, that I squeeze in a bathtub, that I hold my breath, that I am afraid of , that I love unconditionally, that remains from me. A space that I am mostly jealous of. A place that my shameful denial mood plays in if I have the courage, that my thoughts run through the corridors, that sounds hang in walls...'
+16 This play is not suitable for audience under 16.



BASIN'da 'GÖVDE GÖSTERİSİ'

İpek Seyalıoğlu ile GG: 
http://mimesis-dergi.org/2014/06/tugce-tunanin-eseri-govde-gosterisine-dair/

Nihal Albayrak ile GG üzerine:

http://mimesis-dergi.org/2014/05/govde-gosterisi1/
http://mimesis-dergi.org/2014/05/bedenlesmis-yasamlardaki-farkliliklar-tugce-tuna-ile-soylesi/

Selcan Özgür GG' ye bakış:

http://mimesis-dergi.org/2014/06/devlet-ideolojisi-bir-govde-gosterisi/
http://tiyatro.iksv.org/tr/program/425